Bir web sitesini tasarlarken ve geliştirirken göz önünde bulundurmak gereken pek çok ayrıntı vardır. Gerçekte bu ayrıntılar sonsuz bir listenin birer parçası gibi görünebilirler ancak listeye dikkatli bakıldığında bu elementlerden birkaçının diğerlerinden daha önemli olduğu ve bu elementlerin de en başarılı web siteleri tarafından kullanıldığı gözlenir.

Web sitenizin planlama aşamasını tamamladığınızda geriye kalan elementler Kullanıcı Arayüzü Tasarımı’ndan İçerik Oluşturmaya, oradan da geliştirme aşamasının kendisine kadar değişen geniş bir kategori yelpazesine yayılır. Elbette Arama Motoru Optimizasyonu (SEO) için de dikkat edilmesi gereken bazı ayrıntılar var ama şimdilik onu bir kenara bırakalım.

İşte en iyiyi hedefleyen her web sitesinin sahibi olması gereken 15 anahtar element.

1. İyi Görsel Tasarım İlk olarak… Görsel tasarım. Sizi bilmem ama ben bir web sitesini ziyaret ettiğimde eğer site beni görsel olarak tatmin etmiyorsa o siteyi kısa sürede terk ederim.

Bunu derken her iyi web sitesinin görsel olarak güzel görünmesi gerektiğini söylemeye çalışmıyorum, ama eğer bir web sitesi 1994’ten beri güncellenmemiş gibi görünüyorsa, diğer mükemmel web sitelerinin yanında sönük kalacağı aşikardır.

Temiz ve sade bir tasarım genellikle ihtiyacınız olan tek şeydir. Sitenizdeki parıltılı nesneler de güzeldir ancak ben “az ama öz” teorisine inanlardanım. Tasarımınızın kalabalık olmasını istemezsiniz. Onun sadece güzel görünmesini, böylece rakiplerinizin önüne geçerek potansiyel müşterilerinizin dikkatini çekmesini istersiniz.

İlk izlenim önemlidir. Her ne kadar tek başına iyi bir tasarım bir kişiyi sitede tutmaya yetmese de, göz alıcı tasarımlar ziyaretçinin sitenizde daha uzun süre kalmasını sağlayacak, en sonunda da aradıkları içeriğe ulaşabilmek için daha fazla çaba sarfetmiş olacaklardır

2. Düşünceli Kullanıcı Arayüzü İyi tasarımla birlikte iyi bir kullanıcı arayüzü de gelir. Kullanıcı arayüz, başarılı işlevselliği olan sitelerin temelini oluşturur. Bir siteyi tasarlarken daima averaj kullanıcıyı göz önünde bulundurmalısınız. Sitenizi kimler ziyaret edecek – ideal müşteriniz kimler? Teknolojiye yatkınlar mı? Bilgisayar bilgileri iyi mi?

İdeal ziyaretçinizin bir görselini kafanızda canlandırmak ve siteniz için yapacağınız tasarımı planlandırırken bunu göz önünde tutmak daima yardımcıdır. Sitenizi ziyaret eden ziyaretçilerin birşey satın almadan ya da sitenize abone olmadan önce onların ihtiyacı olabilecek her şeyi sunduğunuzdan emin olun.

Navigasyonunuzun kolayca farkedilebilebilir olmasını ve site genelinde tutarlı bir şekilde kalmasını sağlamalısınız. Hem ana navigasyon üzerinde hem de içerik alanınızdaki bağlantılarda kullanıcının nereye tıklaması gerektiğini kolayca anlamalarını sağlayın.

3. Öncelikli navigasyonunuz görünebilir olsun Gezinmesi kolay bir web sitesi sahibi olmanın bir bölümü, önceliğin navigasyonda olmasını sağlamakta yatar. Sitenizin anahtar bölümlerine bağlantılar içeren kesim, sitenizin ilk bakışta görünebilir alanında olmalıdır. Günümüzün büyüyen monitör boyutları göz önüne alındığında görünen kesim site tasarımınızın üst kısmındaki 500-600 piksellik kısma işaret ettiğini unutmayın.

Bu alan içerisinde yer alabilecek elementler logonuz (ki bu logo sitenizin ana sayfasına bağlantı içermelidir) ve bunun yanısıra sitenizin ana alanlarına bağlantılar olabilir. Bu kısmda eğer alt sayfalara bağlantı verebilirseniz çok güzel olur ancak çoğu durumda bu, tasarımınızın kalabalık olmasına yol açacaktır.

Örneğin “Ana Sayfa | Hakkında | Servisler | SSS | İletişim” bağlantılarını sitenizin en üst kısmında kolay bulunabilecek bir yere yerleştirebilirsiniz. Biyografi ve Özgeçmiş gibi alt sayfaları, sitenizin yan çubuğuna ya da dahil oldukları sayfa başlığının altına bağlantı olarak yerleştirebilirsiniz.

Burada önemli olan şey tutarlılıktır. Hem ana bağlantılarınızın hem de alt bağlantılarınızın sitenizin geneli boyunca aynı yerde olmasına özen gösterin.

4. Altlık Kısmında Navigasyonu Tekrar Edin Eğer sitenizdeki ana navigasyon için görseller (ya da flash) kullanırsanız, sitenizin altlık kısmında navigasyon içeriğini tekrar etmeniz önemlidir. Sitenizin üst kısmında metin bağlantılar kullanıyor olsanız bile altlık kısmında bu bağlantıları yinelemeniz yardımcı olacaktır. Ziyaretçilerinizin sitenize baktıklarında aradıkları içeriğe kolayca ulaşabilmelerini sağlamalısınız.

Çoğu zaman altlık kısmı “Kullanım Sözleşmesi” gibi diğer bilgileri de içerebilir. Bu alanda bulunması kolay olması gereken ancak üst kısımdaki ana navigasyon bölümünde yer alacak kadar önemli olmayan bağlantıları listeleyebilirsiniz.

5. Anlamlı İçerik “İçerik her şeydir” sözünü daha önce duymuşsunuzdur. İlk bakışta göze hoş gelen bir web sitesi sahib olabilirsiniz ancak o sitenin içeriği doyurucu değilse, ziyaretçinizin sitenizde uzun süre kalmayacağından emin olabilirsiniz.

Web siteniz için içerik yazarken şirketiniz, ürünleriniz, hizmetleriniz gibi öğeler hakkında yardımcı ve öğretici bilgiler sunabilmeniz önemlidir. Eğer bir blogunuz varsa, uzmanlık alanınıza yönelik bilgilendirici makaleler inanılmaz derecede yardımcı olacaktır.

Kendinizi ya da şirketinizi satmanız her ne kadar önemli olsa da, bunu ziyaretçilerinizin gözüne sokmamalısınız. Özellikle bloglarda blogunuzu ziyaret eden kullanıcıların daima sizin kişisel yaşamınız hakkında birşeyler okumak istediğini sanmayın – ziyaretçileriniz onlara nasıl yardımcı olabileceğinizi bilmek için oradalar.

6. Düzgün Hakkında Sayfası Bu makalenin yazarının sitesindeki 10 popüler sayfası arasında (ana sayfadan, blogdan, 3 özel blog girdisinden ve portfolyo sayfasından sonra) Hakkında sayfası gelmektedir. İster inanın ister inanmayın, sitenin Hakkında bölümü, hizmetler ve portfolyo sayfalarından daha çok dikkat çekmektedir.

Bunun tek açıklaması vardır ki o da insanların meraklı olduğudur. İnsanlar bir şirketin ya da blogun ardında kimlerin olduğunu bilmek isterler. Ben biyografi sayfama kendi fotoğrafımı eklemek konusunda biraz utangaçtım, ancak birkaç ay önce en sonunda kendi fotoğrafımı ilgili sayfaya ekledim. Meraklılık hissinin neler yaptırabileceğine inanamazsınız. Şöyle bir baktığımda ben de kendimi sık sık bir tasarımcının ya da yazarın Hakkında sayfasını okurken buluyorum.

Kendi geçmişiniz ve bunun işinize ya da uzmanlık alanınıza olan etkileri hakkında bilgilerden bahsedin. Hakkında sayfası potansiyel müşterilerinize kendiniz hakkında biraz daha fazla bilgi verir ve sitenizin daha “kişisel” bir görünüme bürünmesini sağlar. Eğer yazınızı okuyorlarsa ve sizin hakkınızda biraz daha fazla şey bilmek istiyorlarsa, Hakkında sayfası sayesinde sizinle daha iyi bir bağ kuracaklar ve başka bir seviyede sizinle daha iyi iletişim kurabileceklerdir.

Potansiyel müşteriler genellikle, azıcık bile kişisel olmayı reddeden karaktersiz kurumların aksine arkasında “gerçek” kişilerin olduğu şirketleri seçerler.

7. İletişim Bilgisi Sizinle nasıl iletişim kurabileceğini bulamamaktan başka hiçbir şey potansiyel müşteriyi bu kadar geri çekmez. Eğer hizmetlerinizle ilgileniyorlarsa ve sizinle iletişim kurup sizi kiralayabilecek basit bir sayfa dahi bulamıyorlarsa, kendinizi yarışmayı kaybetmiş olarak görebilirsiniz.

İdeal olarak tek bir iletişim yönteminden daha fazlasını vermek isteyeceksinizdir. En azından bir elektronik posta adresi ve iletişim formu. Sizi daha “gerçek” kılmak için ise bir telefon numarası ve eğer mümkünse bir posta adresi eklemeniz önerilir. Pek çok bireysel çalışanın (freelancer) evlerinden çalıştığını biliyorum, zira ben de öyleyim. Bu durumda ev telefonunuzu sitenizde yayımlamak istemeyebilirsiniz. Bu sebeple sadece iş görüşmeleri için kullanacağınız bir hat alarak ve bir posta kutusu kiralayarak bu sorunun önüne geçebilirsiniz.

Bu yöntemlerin vergiden düşülebildiğini ve sizi sitesinde sadece elektronik posta adresi sunanlardan çok daha profesyonel göstereceğini unutmayın. Aynı gemideki diğer evden çalışanlar için bu bir değişiklik arz etmeyecektir. Ancak eğer büyük boyutlu ya da kurumsal müşterilerle çalışırsanız, ulaşılabilir bir telefon numarası ve posta adresi, kararlılığın bir göstergesi olacak ve onların bir başkası yerine sizi tercih etmelerinde küçük bir rol oynayacaktır.

8. Arama Eğer büyük bir web siteniz ya da blogunuz varsa, arama özelliği kullanmanız çok yardımcı olacaktır. Arama özelliği olmadan sitenizdeki yüzlerce sayfa arasında ziyaretçinizin aradığını bulmasını beklemek doğru olmaz. Eğer potansiyel müşteriniz aradıklarını bulamazsa, ancak bir başka sitede bulursa, sizin hizmetiniz daha iyi olsa bile “bulunamadığı” için potansiyel müşteriniz diğerini seçecektir.

Siteniz üzerinde Google Arama özelliğini kullanabilir ya da eğer WordPress (ya da diğer bloglama platformu veya içerik yönetim sistemi) kullanıyorsanı, bu platformlar genellikle bütünleşik arama motoru içerirler. Statik HTML sitesi üzerinde arama motoru inşa etmek her ne kadar kolay olmasa bile sizin için bunu yapabilecek servisler yok değil.

9. Kayıt / Abonelik Eğer web siteniz düzenli olarak içerik sunuyorsa (örneğin bir blog), kullanıcılarınızın bu içeriğe kolayca abone olabilmelerini isteyeceksinizdir.

Eğer WordPress blogunuz var ise bu eklemesi gerçekten kolay olan bir başka özelliktir. Öntanımlı olarak WordPress üzerinde besleme (feed) adresi bulunur. Ancak eğer bu durumu kontrol altına almak istiyorsanız FeedBurner üzerinde ücretsiz bir hesap açabilirsiniz. Daha da iyisi FeedBurner FeedSmith eklentisini kullanarak blogunuzdaki tüm içeriğin otomatik olarak FeedBurner hesabınıza aktarılmasını sağlayabilirsiniz. Bu sayede içeriğinize abone olan kullanıcılar üzerindeki kontrolünüz artacaktır.

Eğer bir blogunuz yoksa ancak buna rağmen elektronik posta bildirileri için abonelik sunmak istiyorsanız örneğin, bunu sizin için sağlayacak pek çok şirket bulunuyor. Bu şirketler sitenize ekleyebileceğiniz ve bu sayede elektronik posta listeleri oluşturup onları yönetebileceğiniz bir kod sunarlar (bu arada FeedBurner da elektronik posta adreslerini toplamayı destekliyor). Bazı durmlarda elektronik posta adresleri RSS aboneliklerinden daha iyidir, zira potansiyel alıcılarınızın elektronik posta adreslerini depolayabilirsiniz. Abonelik sayılarının ve diğer genel istatistiklerin izini sürebilirken, RSS aboneliği olanlar güncellemelerinizi besleme okuyucuları aracılığı ile alabilir ve herhangi bir elektronik posta adresi vermek zorunda kalmazlar.

10. Sitemap (Site Haritası) İki tür site haritası bulunur – biri insanlar, diğeri arama motorları içindir. Bir HTML (ya da PHP vs.) site haritasın sitenizi ziyaret eden ziyaretçiler için paha biçilmez bir araç olabilir ziya bu sayede sitenizin içeriğinin genel bir görünümüne ulaşarak aradıklarını kolayca bulabilirler.

Bir web sitesindeki tüm sayfaların bir listesini oluşturan bir site haritası özellikle sitenize arama özelliği ekleyemediğiniz durumlarda çok kullanışlı olacaktır. Sitenizin altlık kısmına ekleyebileceğiniz bir diğer bağlantı da site haritası olabilir. İyi bir site haritası sitenizdeki her bir sayfaı hiyerarşik olarak listeleyerek sayfalar arasındaki ilişkileri ve onların alt ve alt-alt sayfalarını gösterir.

11. Tasarımı İçerikten Ayırın Anahat ve tasarım için HTML tablosu kullandığımız günler geride kaldı. Günümüzde en iyi şekilde geliştirilmiş siteler XHTML ve CSS kullanarak tasarım elementleri ile içerik elementlerini birbirlerinden ayırıyorlar. Etiketlerini kullanarak sayfanızdaki çeşitli metin ve görsel alanları için kapsayıcılar oluşturabilirsiniz. CSS dosyası kullanılmadığında tek göreceğiniz şey metindir, ki bu tam da arama motorlarının görmek istediği şeydir.

Harici bir CSS dosyasına bağlantı vererek içeriğinizi tasarımdan ayırabilirsiniz. Bu sayede HTML sayfanızın kaynak kodunda metinden başka neredeyse başka hiçbir şey yer almaz. Ayrı bir CSS dosyası yazıtiplerini, renkleri ve arkaplan görselleri gibi site tasarımınızı ilgilendiren elementleri içerirler.

İşin bir diğer güzel yanı ise sadece bir CSS dosyası üzerinde güncelleme yaparak sitenizin tamamında görsel değişkliğe gidebilecek olmanız. Bu sayede örneğin ana bağlantı renginizi maviden yeşile dönüştürmek için sitenizdeki her bir sayfayı değiştirmeniz gerekmez.

İçeriğin tasarımdan bu şekilde ayrılması ile arama motorları karmaşık kodlar arasından içeriğinizi çekip çıkarmak zorunda da kalmazlar. Harici dosya kullanımı ile sayfanızın açılma süresi de kısalacaktır ki ziyaretçilerinizin istediği şey de budur.

12. Geçerli XHTML / CSS Sitenizi XHTML ve CSS kullanarak kodlamak yetmez. Kodun doğru olması gerekir. Internet üzerinde kaynak kodunuzun doğruluğunu test edebilecek paha biçilmez iki adet araç bulunmaktadır.

  • W3C Kod Doğrulama Servisi
  • W3C CSS Doğrulama Servisi

Geçerli kod yazmak için pek çok sebep bulunmaktadır. Doğrulanabilir bir kod yazarak sitenizin farklı tarayıcılarda aynı biçimde görünmesine bir adım daha yaklaşmış olursunuz (detayları için 13. adımı okuyun) ve bu arama motorlarına da yardımcı olacaktır. Eğer siteniz geçerli web standartları kullanılarak geliştirilmişse, arama motorları içeriğinize kolay bir şekilde ulaşacaktır.

Doğrulanabilir kod kullanarak işinizin ehli olduğunuzu göstermiş olduğunuzdan bahsetmeme bile gerek yok. Evet, müşterilerinizin pek çoğu aradaki farklı bilmeyecektir, ancak bazıları bu farkı bilir, özellikle de sizden standartlarla uyumlu kod yazmanızı isteyen müşteriler bu farkı önemserler.

Bunun dışında diğer web geliştiricileri de muhtemelen görünen dağın ardında neler olup bittiğini görmek için sitenizin kaynak kodunu kontrol edeceklerdir… Hem meraktan, hem de sırf bunu yapabildikleri için!

13. Çapraz Tarayıcı Uyumluluğu Firefoxla yatıp kalkıyor olabilirsiniz ancak bu müşterinizin de sizinle aynı şeyi yaptığı anlamına gelmez. Müşterinizin Internet Explorer kullanıyor olma ihtimali gerçekten yüksektir. Hatta ne yazık ki Internet Explorer 6 bile kullanıyor olabilirler (beni bu konuda konuşturmayın lütfen. Internet Explorer’ın defolup gitmesini isteyen tek geliştirici olmadığımı söyleyeyim gitsin).

Hem kendi sitenizin hem de müşterileriniz için geliştirdiğiniz sitelerin farklı tarayıcılar üzerinde aynı şekilde görüntülenebilmesi önemlidir. Eğer sitenizi farklı platformlar üzerinde de aynı şekilde görüntüleyebilirseniz bu size artı puan kazandırır. Her ne kadar pek çok son kullanıcı PC kullanıyor olsa da, Mac kullanan kullanıcı sayısında özellikle son iki yıldır büyük artış gözlenmiştir. Eskiden sadece tasarımcıların ve profesyonellerin kullandığı bir platform olan Mac, günümüzde her kesim taradından kullanılmaktadır. Bu sebeple sitenizin Mac üzerinde de PC’de göründüğü gibi görünmesini sağlamak önemlidir.

Ne yazık ki pek çok kişi hem PC hem de Mac sahibi olacak kadar şanslı değildir (Linux ve türevlerinden bahsetmiyorum bile) ancak ”Browser Shots” adı verilen bir sitenin yardımı ile sitenizin adresini girip farklı platformlar altında farklı tarayıcıları seçerek sitenizin ilgili tarayıcılar üzerindeki ekran görüntüsüne ulaşabilirsiniz

14. Web İçin Optimize Edilmiş Görseller Web için tasarım yaptığınızda tüm görsellerinizi sıkıştırılmış bir biçimde kaydetmeniz önemlidir. Ancak sıkıştırmada aşırıya kaçmamalısınız zira o zaman görselin kalitesi düşecektir. Kaliteyi kabul edilebilir düzeyde tutarak sıkıştırma yapmanız yapılabilecek en doğru şeylerden biridir.

Eğer baskı işi ile haşır neşirseniz, 300dpi’nin standart olduğunu bilirsiniz. Ancak bu oran web siteleri için geçerli değildir. Ekran için tasarım yaptığınızda görsellerinizi 72dpi çözünürlükte kaydetmeniz gerekir. Bu çözünürlüğü kullanırsanız hem dosya boyutu azalacak, hem de ilgili görselin yüklenme süresinde önemli bir düşüş gözlenecektir.

Adobe Photoshop gibi programların “Web İçin Kaydet” özelliği bulunmaktadır. Bu özellik sayesinde görsellerinizi otomatik olarak 72dpi çözünürlükte kaydedebilirsiniz. Yine bu ve bunun gibi programlar, ilgili görselin kaydedilmesi sırasında size sıkıştırma ile ilgili bazı ince ayarlar yapabilmenizi sağlayacak ayar pencerelerini de sunarlar. Web için seçmeniz gereken biçimin, sitenizin içeriğine ve hedef kitlenize göre değişmekle birlikte png, jpg ya da gif olması gerektiğini hatırlatmak isterim.

15. İstatistikler, İzleme ve Analiz Her ne kadar bu element sahne arkası için geçerli olsa ve bir ziyaretçi olarak bilmeniz gerekmeyen bir element olsa da, bir web sitesi sahibi olarak bağımlılık derecesinde olmasa (olmaması gerekse) bile hayati önem taşımaktadır.

Internet üzerinde aşağıdaki bilgileri size sunabilecek pek çok analiz ve istatistik servisi bulunmaktadır.

  • Sitem kaç kez ziyaret ediliyor?
  • Kaç adet tekil ziyaretçi sitemi takip ediyor?
  • İnsanlar sitemi nereden buluyorlar?
  • Beni hangi arama terimleri sayesinde buluyorlar?
  • Hangi web siteleri bana bağlantı vermiş?
  • Sitemdeki en popüler sayfalar hangileri?
  • Ortalama ziyaretçim kim (platform / tarayıcı / ekran çözünürlüğü)?

İyi bir analiz programı ile neleri takip edebileceğinizi gördüğünüzde şaşırabilirsiniz. Belki de bu iş için kullanabileceğiniz en etkili (ve ücretsiz) çözüm Google Analytics olacaktır.

Eğer sitenizin performansını izlemek ve sitenizi nasıl daha da geliştirebileceğinizi görmek istiyorsanız, iyi bir istatistik servisi kullanmak çok önemlidir.

Şimdi sizin sıranız… Sizce Hangisi En Önemli? Tasarım, geliştirme ve içerik açısından bir web sitesinin sahibi olması gereken en önemli özellik sizce nedir? Sizi bir şirketin web sitesini zitarettiğinizde o şirket ile birlikte çalışmaktan vazgeçirecek site özelliği hangisidir?Aslında iyi bir web sitesinin sahibi olması gereken özellikler 15’ten çok daha fazladır ancak ben bu makalemde kendimce en önemli özellikleri ve değerleri listelemeye çalıştım. Sizin de bu listeye eklemek istedikleriniz var mı? Lütfen yorumlarınızla görüşlerinizi paylaşın.

  • Kaynak: Freelance Folder